2 Aralık 2019 Pazartesi
29 Kasım 2019 Cuma
oseltavimir dozu
15 kg ve 15 kg’ dan hafif olanlar Günde iki kere 30 mg
15 kg ile 23 kg arası olanlar Günde iki kere 45 mg ( 2 x 4cc )
23 kg ile 40 kg arası olanlar Günde iki kere 60 mg ( 2 x 5cc)
40 kg’ dan ağır olanlar Günde iki kere 75 mg (75 mg' lık doz bir 30 mg' lık doz ve bir 45 mg' lık dozun toplamından oluşur
1 CC 12 MG
15 kg ile 23 kg arası olanlar Günde iki kere 45 mg ( 2 x 4cc )
23 kg ile 40 kg arası olanlar Günde iki kere 60 mg ( 2 x 5cc)
40 kg’ dan ağır olanlar Günde iki kere 75 mg (75 mg' lık doz bir 30 mg' lık doz ve bir 45 mg' lık dozun toplamından oluşur
1 CC 12 MG
Gıdaların Bağışıklık Üzerindeki Etkileri
• Yumurta, süt, balık, ıspanak, portakal, havuç, yeşilbiber, kayısı gibi sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerdeki A vitamini güçlü birer antioksidan.
Bu besinlerin belirli ölçülerde tüketilmesi hastalıklardan korunmada önemli rol oynar.
• C vitamini vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlar ve savunma sistemini güçlendirir. Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol C vitamini içerir.
C vitamini kaybını önlemek için salatalar da meyve suları gibi tüketilmeden hemen önce hazırlanmalıdır.
• E vitamininin en önemli özelliği güçlü bir antioksidan olmasıdır.
Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller E vitamini zenginidir.
• Balık, balıkyağı, fındık ve cevizde bulunan Omega-3 yağ asitleri güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir.
Ayrıca zeytinyağı, fındıkyağı gibi sıvı yağlarda bulunan Omega-9 yağ asitleri de bağışıklık sistemini olumlu etkiler.
• Çinko, yaşamı tehdit eden enfeksiyonların sıklığını azaltır.
En iyi kaynakları, kırmızı et ve kabuklu deniz ürünleri ile karaciğer gibi hayvansal kaynaklı besinlerdir.
• Kefir ve yoğurt florayı güçlendirerek gastrointestinal sistem enfeksiyonlarına karşı direnç oluşturur. Yoğurt prebiyotiktir, yani probiyotiklerin üremesini arttırır.
Kefir, probiyotiktir ve tümör oluşumunu engeller.
Ayrıca bol miktarda vitamin sentezi yaparlar. Kefir mikroorganizmalarının ürettiği biyotin diğer B kompleks vitaminlerinin emilimini de arttırır.
• Bal, ağız, boğaz ve bronşlardaki enfeksiyonlarda doğal bir ilaç olarak kullanılır.
• Sarımsağın yapısında bol miktarda su, fruktoz içeren karbonhidratlar, kükürt bileşikleri, protein, lif ve serbest aminoasitler bulunur. Sarımsak ayrıca yüksek miktarda saponin, fosfor, potasyum, kükürt, çinko, orta miktarda selenyum, A ve C vitaminleri ile az miktarda da kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, manganez ve B kompleks vitaminlerini içerir.
• Karamürverin meyvelerinden hazırlanan ilaçlar üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılmaktadır.
Karamürver, hem bağışıklık sistemini güçlendirici etkiye sahip hem de antiviral etkilidir.
Tükettiğimiz gıdaların doğru seçimi ve koruyucu / tedavi edici bitkiler ile bir çok hastalıkla mücadele edebileceğimiz gerçeğini unutmayarak, uzman hekimlerin doğru tedavi yaklaşımları ve günümüz tıbbının imkanları ile daha sağlıklı bir yaşam sürebiliriz.
Hastalıklardan korunma ve tedavide bitkisel tedavilerin ve gıdaların, kullandığımız ilaçlarla etkileşimleri olabileceği, yani ilaçların istenen etkilerini azaltıp, arttırabileceklerini akıldan çıkarmamalıdır. Bu tedavileri uygulamadan önce mutlaka tedaviyi üstlenen hekime danışılmalı.
Karamürver, zencefil, adaçayı, karabiber ve melisa yapraklarından yapılan çay bağışıklık sistemini güçlendirir. Mürver bitkisinin içerisindeki flavonoidler ve antosiyaninler antioksidan etkisinin yanı sıra bağışıklık sistemini uyarıcı etki gösterir ve vücudun direncini arttırır.
Ülkemizde yaygın olan ve oğul otu olarak bilinen ve günlük rahatsızlıklardan özellikle uçuk iyileştirici etkisi için kullanılan Melissa Officinalis sulu özütünün uçuk virüsüne karşı antiviral etkisi 2 klinik araştırma ve 3 in vitro çalışma ile araştırmacılar tarafından kanıtlandı. Herpes Labialis virüsüne karşı antiviral etkisi için klinik araştırma ve sırasıyla HIV, Influenza ve Vaksinia virüslerine karşı in vitro çalışmalar yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda melissa kreminin Herpes simplex lezyonlarında şikayetlerin azaltılmasında ve enfeksiyonların tedavi edilmesinde pozitif sonuçlar verdiği gözlenmiştir.
Adaçayının içerdiği uçucu bileşenlerin, ağız ve boğazda yerleşen enfeksiyon ve iltihaplarda (farenjit, jinjivit gibi) yararlı olduğu biliniyor. Son yıllarda karabiberin içindeki piperidinin santral sinir sistemi üzerinde uyarıcı, ağrı kesici ve ateş düşürücü etkileri de tespit edildi. Ayrıca zeytinyağı, fındıkyağı gibi sıvı yağlarda bulunan Omega-9 yağ asitleri de bağışıklık sistemini olumlu etkiler.
Prof. Dr. Gülçin KANTARCI
Bu besinlerin belirli ölçülerde tüketilmesi hastalıklardan korunmada önemli rol oynar.
• C vitamini vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlar ve savunma sistemini güçlendirir. Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol C vitamini içerir.
C vitamini kaybını önlemek için salatalar da meyve suları gibi tüketilmeden hemen önce hazırlanmalıdır.
• E vitamininin en önemli özelliği güçlü bir antioksidan olmasıdır.
Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller E vitamini zenginidir.
• Balık, balıkyağı, fındık ve cevizde bulunan Omega-3 yağ asitleri güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir.
Ayrıca zeytinyağı, fındıkyağı gibi sıvı yağlarda bulunan Omega-9 yağ asitleri de bağışıklık sistemini olumlu etkiler.
• Çinko, yaşamı tehdit eden enfeksiyonların sıklığını azaltır.
En iyi kaynakları, kırmızı et ve kabuklu deniz ürünleri ile karaciğer gibi hayvansal kaynaklı besinlerdir.
• Kefir ve yoğurt florayı güçlendirerek gastrointestinal sistem enfeksiyonlarına karşı direnç oluşturur. Yoğurt prebiyotiktir, yani probiyotiklerin üremesini arttırır.
Kefir, probiyotiktir ve tümör oluşumunu engeller.
Ayrıca bol miktarda vitamin sentezi yaparlar. Kefir mikroorganizmalarının ürettiği biyotin diğer B kompleks vitaminlerinin emilimini de arttırır.
• Bal, ağız, boğaz ve bronşlardaki enfeksiyonlarda doğal bir ilaç olarak kullanılır.
• Sarımsağın yapısında bol miktarda su, fruktoz içeren karbonhidratlar, kükürt bileşikleri, protein, lif ve serbest aminoasitler bulunur. Sarımsak ayrıca yüksek miktarda saponin, fosfor, potasyum, kükürt, çinko, orta miktarda selenyum, A ve C vitaminleri ile az miktarda da kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, manganez ve B kompleks vitaminlerini içerir.
• Karamürverin meyvelerinden hazırlanan ilaçlar üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılmaktadır.
Karamürver, hem bağışıklık sistemini güçlendirici etkiye sahip hem de antiviral etkilidir.
Tükettiğimiz gıdaların doğru seçimi ve koruyucu / tedavi edici bitkiler ile bir çok hastalıkla mücadele edebileceğimiz gerçeğini unutmayarak, uzman hekimlerin doğru tedavi yaklaşımları ve günümüz tıbbının imkanları ile daha sağlıklı bir yaşam sürebiliriz.
Hastalıklardan korunma ve tedavide bitkisel tedavilerin ve gıdaların, kullandığımız ilaçlarla etkileşimleri olabileceği, yani ilaçların istenen etkilerini azaltıp, arttırabileceklerini akıldan çıkarmamalıdır. Bu tedavileri uygulamadan önce mutlaka tedaviyi üstlenen hekime danışılmalı.
Karamürver, zencefil, adaçayı, karabiber ve melisa yapraklarından yapılan çay bağışıklık sistemini güçlendirir. Mürver bitkisinin içerisindeki flavonoidler ve antosiyaninler antioksidan etkisinin yanı sıra bağışıklık sistemini uyarıcı etki gösterir ve vücudun direncini arttırır.
Ülkemizde yaygın olan ve oğul otu olarak bilinen ve günlük rahatsızlıklardan özellikle uçuk iyileştirici etkisi için kullanılan Melissa Officinalis sulu özütünün uçuk virüsüne karşı antiviral etkisi 2 klinik araştırma ve 3 in vitro çalışma ile araştırmacılar tarafından kanıtlandı. Herpes Labialis virüsüne karşı antiviral etkisi için klinik araştırma ve sırasıyla HIV, Influenza ve Vaksinia virüslerine karşı in vitro çalışmalar yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda melissa kreminin Herpes simplex lezyonlarında şikayetlerin azaltılmasında ve enfeksiyonların tedavi edilmesinde pozitif sonuçlar verdiği gözlenmiştir.
Adaçayının içerdiği uçucu bileşenlerin, ağız ve boğazda yerleşen enfeksiyon ve iltihaplarda (farenjit, jinjivit gibi) yararlı olduğu biliniyor. Son yıllarda karabiberin içindeki piperidinin santral sinir sistemi üzerinde uyarıcı, ağrı kesici ve ateş düşürücü etkileri de tespit edildi. Ayrıca zeytinyağı, fındıkyağı gibi sıvı yağlarda bulunan Omega-9 yağ asitleri de bağışıklık sistemini olumlu etkiler.
Prof. Dr. Gülçin KANTARCI
hematüri
Santrifüje edilmiş idrarda 10 , taze idrarda 5 den fazla eritrosit görülmesidir.
3 idrar incelemesinden en az 2 tanesinde eritrosit görülmeli.
3 idrar incelemesinden en az 2 tanesinde eritrosit görülmeli.
idarda askorbik asit varlığında : yalanci ( -) lik
alkali idrar pH>9 ve perine temizliğinde kull. okside edici maddelerde : yalancı ( + ) lik
Kırmızı idrar nedenleri:
hematuri olmaksızın Rifampisin, ibuprofen, böğürtlen , pancar, ürat, porfiri.
kırmızı idrar , dipstikte hem (+) ama erit yoksa : hemoglobinüri, myoglobinüri.
klinik muayenede :
Ateş ,Ödem , Döküntü , Artrit bulguları, Hipertansiyon ,Kitle , Kostovertebral açı hassasiyeti bakılmalı.
Hematüri Nedenleri:
1- renal/glomeruler nedenler: APSGN, polikistik böbrek , tm, IgA nefropatisi, SLE, Alport Send, HÜS, HSP, vaskülitler, amiloidoz. DM,
2-hematolojik: koagulopatiler, trombositopeni,orak hücre anemisi, renal ven trombozu
3- enfeksiyon: İYE, sistit, tbc, Piyelonefrit,
4-romatolojik: , SLE, HÜS, İgA nefropatisi, HSP
5- diğer:İdiopatik hiperkalsiüri , travma, egzersiz , nefrokalsinozis, nefrolitiyazis , maling HT ,ATN, analjezikler, menstrulasyon
3- enfeksiyon: İYE, sistit, tbc, Piyelonefrit,
4-romatolojik: , SLE, HÜS, İgA nefropatisi, HSP
5- diğer:İdiopatik hiperkalsiüri , travma, egzersiz , nefrokalsinozis, nefrolitiyazis , maling HT ,ATN, analjezikler, menstrulasyon
Lab:
Tam idrar tahlili, İdrar kültürü, İdrarda Ca/Cr, 24 saatlik idrarda protein,Hemogram, koagulasyon testleri , biokimya, kreatinin, Ca, renal USG, immünolojik tetkikler (C3, C4, ASO, ANA, anti‐DNA..)
Tam idrar tahlili, İdrar kültürü, İdrarda Ca/Cr, 24 saatlik idrarda protein,Hemogram, koagulasyon testleri , biokimya, kreatinin, Ca, renal USG, immünolojik tetkikler (C3, C4, ASO, ANA, anti‐DNA..)
28 Kasım 2019 Perşembe
aso
Agrubu streptokoksik infeksiyonlu hastalarda ASO yanıtı
1. haftadan sonra başlar ve
3-6 hafta sonra en yüksek düzeye ulaşır.
6-8 hafta sonra ASO titreleri düşmeye başlar.. Bazen 6 ay kadar yüksek kalabilir
En yüksek ASO titreleri 6-15 yaş arası çocuklarda görülür.
Streptokoksik tonsillofarenjitte ASO titreleri hızla yükselir. Buna karşın streptokoksik piyodermi ve impetigoda ASO titrelerinde yükselme çok az olur.
3-6 hafta sonra en yüksek düzeye ulaşır.
6-8 hafta sonra ASO titreleri düşmeye başlar.. Bazen 6 ay kadar yüksek kalabilir
En yüksek ASO titreleri 6-15 yaş arası çocuklarda görülür.
Streptokoksik tonsillofarenjitte ASO titreleri hızla yükselir. Buna karşın streptokoksik piyodermi ve impetigoda ASO titrelerinde yükselme çok az olur.
27 Kasım 2019 Çarşamba
Bebek ve Çocuklarda Yaygın Kullanılan Bitkisel Destek Ürünleri
1- Ekinezya (Echinacea Purpurea) :
Amerika’da 4-17 yaş arasındaki çocuk ve adölesanlarda yapılan çalışmada en fazla kullanılan bitkisel destek ürününün ekinezya olduğu saptanmıştır (Wu, Wang, & Kennedy, 2013).
Üst solunum yolu enfeksiyonları için profilaktik ve tedavi edici ajan olarak kullanımı önerilmektedir. Fakat profilaktik etkisi için yeterli veri yoktur.
Klinik olarak grip belirtileri başlar başlamaz ekinezya kullanılması, soğuk algınlığı ve/veya gribin şiddetini ve sürecini azaltabilmektedir (Kaye ve diğ., 2012) . İki aydan fazla kullanılması taşiflaksiye neden olmaktadır (Kaye ve diğ., 2012). Çocuklarda en sık karşılaşılan yan etki deride döküntü ve kızarıklıktır (Karsch-Völk, Barrett, & Linde, 2015).
2- Ginseng (Panax quinquefolius) :
Amerikan ginsengi (Panax quinquefolius) ve Asya veya Çin ginsengi (Panax ginseng) olarak iki tür piyasada bulunmaktadır. Genel olarak çevresel strese karşı direnç arttırıcı ve fiziksel dayanıklılığı güçlendirici olarak kullanılmaktadır. Anti-platelet aktivitesinden dolayı tek başına alındığında kanama riskini arttırabilmektedir (Markham & Dog, 2013)
Çift körlü randomize plasebo kontrollü yapılan bir çalışmada, polisakkaritten zengin Amerikan ginseng kökü extratı içeren COLD-FX kullanımının 3-12 yaş arasındaki çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonu üzerine etkisine bakılmıştır (Savers, 2015). Standart doz alanlarda ortalama semptomların uzunluğu 1.5 gün, düşük doz alanlarda 1.9 gün ve plasebo grupta da 1.9 gün olarak saptanmıştır. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir (Savers, 2015).
3- Sinameki (Cassia Angustifolia) :
Sinameki, içerdiği etken madde sennosides A ve sennosides B sayesinde laksatif etki göstermektedir (Rama Reddy ve diğ., 2015).. Sinamekinin üç aydan daha uzun süre kullanılması kabızlığın tekrarlanmasını önleyebilmektedir. Fakat çocuklarda kabızlık tedavisinde kullanılması için daha fazla kanıta ihtiyaç vardır (Noras, Yousefi, & Kiani, 2013). Ayrıca uzun süreli kullanılması kronik diyare dolayısıyla sıvı ve elektrolit kaybı ile ilişkilendirilmektedir (Abdualmjid & Sergi, 2013).
4- Ginkgo Biloba (Mabet Ağacı):
Ginkgo biloba ağacının yaprakları ginkgolides molekülleri içerirler. Bu moleküller platelet-aktivasyon faktörünü (PAF) inhibe ederek platelet agregasyonunda azalmaya, kardiyak kontraktilitede ve kroner kan akışında da artışa neden olabilmektedirler (Percival, 2013).
Yapılan bir çalışmada pediatrik hastalarda kullanılan bitkisel destek ürünlerinin sadece %35’inin DEHB semptomlarının tedavisinde kullanıldığı saptanmıştır (Mazhar, Harkin, Foster, & Harris, 2016). DEHB çocukların yaklaşık %3-7’sini etkilemektedir. Ginkgo biloba, serebral vasküler kan akışını hızlandırarak dikkat eksikliği ile ilişkili hiperaktiviteyi azaltabilmektedir (Shakibaei, Radmanesh, Salari, & Mahaki, 2015).
Çocuk ve adölesanlarda yapılan randomize-kontrollü çift körlü bir çalışmada altı hafta süreyle bir gruba metilfenidat (20-30mg/gün) ve ginkgo biloba (80-120mg/gün) diğer gruba ise metilfenidat ve plasebo verilmiştir. Plasebo ile kıyaslandığında ginko biloba tedavisinin daha etkili olduğu saptanmıştır (Shakibaei ve diğ., 2015). Bir başka çift körlü randomize çalışmada 6-14 yaş arası (n=50) çocuk ve adölesanlara altı hafta boyunca 80-120 mg/gün ginkgo biloba preparatı (n=25) veya metilfenidat (n=25) verilmiştir (Sarris, Kean, Schweitzer, & Lake, 2011). Sonuç olarak ginkgo biloba kullanımının metilfenidat ile kıyaslanabilecek bir faydası olmadığı saptanmıştır. Gingko bilobanın tam etkisine ulaşabilmesi ve klinik etkisinin gözlemlenmesi için çalışmanın süresinin yeterli olmayabileceği düşünülmüştür (Sarris ve diğ., 2011).
5- Sarmaşık Yaprağı Özütü (Hedera Helix) :
Çocuklarda bronşiyal astım tedavisinde kullanılmaktadır (Hunt & Ernst, 2011). Yaşları 2-86 (ortalama yaş:23 ± 20) arasında olan 590 hastada 7 gün süreyle yapılan çift körlü randomize çalışmada sarmaşık yaprağı soft ekstratının ve sarmaşık yaprağı extratının akut bronşit terapisinde kullanımının bronşit şiddet ölçeği skorunda benzer azalma gösterdiği saptanmıştır (Cwientzek, Ottillinger, & Arenberger, 2011).
6- Sarı Kantaron/St. John’s Wort (Hypericum Perforatum):
Avrupa Bilimsel Fitoterapi Birliği uykusuzluk, anksiyete ve çabuk öfkelenmenin tedavisi için sarı kantaron kullanımını önermektedir (ESCOP, 1997). St. John’s Wort’un serotoninin, norepinefrinin ve dopaminin yeniden alımını önlediğini böylece antidepresan aktiviteye katkıda bulunduğunu bilinmektedir (Pellow, Solomon, & Barnard, 2011). Sonuç olarak hafif-orta depresyon tedavisi için kullanılan geleneksel seçici serotonin gerialım inhibitörü olan antidepresanlara karşı yan etkisinin az olması nedeniyle 12 yaş altı çocuklarda tedavi için bir seçenek olabilir (Pellow ve diğ., 2011).
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan pediatrik hastalarda sekiz hafta süreyle yapılan randomize-kontrollü çalışmada ebeveynler ve klinisyenler hastalığın semptomlarında plasebo grubuna kıyasla St. John’s Wort kullanan grupta farklılık görmemişlerdir (Searight, Robertson, Smith, Perkins, & Searight, 2012). kullanım süresi ve alınan doza bağlı olarak beraberinde tüketilen ilaçların farmakokinetiğini etkileyebildiği bildirilmektedir (Berginc, 2015).
7- Papatya/Chamomile (Matrica Chamomilla-Papatya):
İnfantil kolik tedavisinde etkili olabileceği düşünülmektedir. Fakat yeni doğanda kullanılacak standart dozun belli olmaması ve uzun dönem kullanılmasının bebeğin beslenmesini özellikle de bebeğin süt alımını etkilemesi papatya kullanımı hakkındaki endişeleri arttırmaktadır (Savino, Garro, Nicoli, & Ceratto, 2015).
8- Sarımsak Suplemanları (Allium Sativum) :
Sarımsak yüzyıllardır profilaktik ve teropatik medikal ajan olarak kullanılmaktadır. Bu özellikleri yapısında barındırdığı organosülfür bileşenler ve antioksidan aktivitesinden kaynaklanmaktadır (Upadhyay, 2016). Çocuklarda sulu sarımsak ekstratı gastrointestinal sistemdeki parazitlerin tedavisi amacıyla kullanılmaktadır (Marquardt, Kaft, & Nieber, 2015).
Sarımsak ekstrakları, hymenolepiasis nana ve giardiasis lamblia’ya ayrıca gastrointestinal parazitlere özellikle cestodes ve trematodese karşı anti-parazitik etki göstermektedir. Üç gün boyunca ham ekstrakt (2x5 mL/gün) veya ticari ekstrakt (4x0.6 mg kapsül/gün) kullanımının Hymneolepis nana ve Giardiasis lamblia tedavisinde güvenli ve etkili olduğu saptanmıştır (Marquardt ve diğ., 2015).
Sarımsak tüketimi ile kanser riskinde azalma arasında ters ilişki olduğu düşünülmektedir (Kim & Kwon, 2009).
9- Rezene (Foeniculum Vulgare) :
Geleneksel olarak rezene meyvesi ve yağı gaz ağrısını rahatlatmak ve üst solunum yolu enfeksiyonunu gidermek için kullanılmaktadır. Bebek ve çocuklar için düzenli kullanılması estragol alımı açısından risk teşkil etmez çünkü infüzyon ve bebekler için kullanılan hazır çaylar Avrupa Düzenleme gıda katkıları tarafından kabul edilen maksimum değerden 1000 kat daha az estragol içermektedir (Colombo, 2012)
Avrupa Gıda Güvenliği Topluluğu (EFSA), çocuklar için ortalama rezene alım miktarının 3-5g taze bitkinin ufalanarak çay formuna getirilerek ve üç doza bölünerek tüketilmesini, kısa süre (yedi günden az) kullanılmasını, 4 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamasını önermektedir (EFSA, 2009
10- Kedi Otu (Valerian Officinals) :
Kedi otu, yatıştırıcı ve antispazm özelliği ile sinir sisteminde etkilidir. Anksiyete, uykusuzluk ve DEHB’nun tedavisinde kullanılır (Pellow ve diğ., 2011)
(ABFB), 3-12 yaş arasındaki çocuklarda kedi otu kullanımını tıbbi gözetimle beraber onaylamaktadır (Pellow ve diğ., 2011).
Huzursuzluk ve dissomniya sorunu olan on iki yaşından küçük 900 çocuğa verilen kedi otu ve melisa otu karışımının uykuda belirgin iyileşmelere neden olduğu gözlenmiştir (Badin, Haddad, & Shatkin, 2016). Zihinsel engelli çocuklarda kedi otu kullanılması uykuya dalma süresinin gecikmesini belirgin olarak azaltmış ve toplam uyku süresini ve kalitesini arttırmıştır. Ayrıca hiperaktvitesi olan çocuklarda daha fazla fayda sağlamıştır (Badin ve diğ., 2016)
11- Yaban Mersini/Cranberry (Vaccinium macrocarpon)):
Yaban mersini ekstratı veya suyu çocuklarda idrar yolu enfeksiyonunu önlemek amacıyla kullanılmakta olup günümüzde ticari formları da (kapsül veya tablet) bulunmaktadır. (Goldman, 2012). Randomize kontrollü bir çalışmada, yaşları 5-18 arasında değişen kırk çocuğa bir yıl boyunca yaban mersini suyu veya plasebo verilmiştir, çalışmada yaban mersini suyunun pediatrik hastalarda ateşli olmayan idrar yolu enfeksiyonundan korunmada etkili olabileceği vurgulanmıştır .
Yaban mersini suyu yüksek konsantrasyonda proantosiyanidin içerirken ve anti-bakteriyel özelliğe de sahiptir (Afshar ve diğ., 2012). Dolayısıyla bu çalışmada yaban mersini suyunun pediatrik hastalarda ateşli olmayan idrar yolu enfeksiyonundan korunmada etkili olabileceği vurgulanmıştır (Afshar ve diğ., 2012).
Sağlıklı çocuklarda yaban mersini tüketimi genel olarak idrar yolu enfeksiyonu geçirme sayısını azaltırken hastalığın tedavisine bağlı olarak antibiyotik kullanılan gün sayısını da azaltmaktadır (Durham, Stamm, & Eiland, 2015). Fakat güvenli kullanım dozu ve süresi ile ilgili öneride bulunmak için daha geniş çalışmalara ihtiyaç vardır (Durham ve diğ., 2015).
Mürver Suplemanları (Elderberry) :
Mürver suplemanlarının 1-3 yaş arasındaki çocuklarda grip hastalığının tedavisi için kullanılması uygun değildir çünkü hazırlanmasında kullanılan glikosit sambunigrin toksik etki gösterebilir ve ayrıca kurşun ve siyanür zehirlenmesine de neden olabilmektedir (Gutierrez, Silbert-Flagg, & Vohra, 2015). Yapılan çalışmada 18 yaş altı bireylerin kullanmaması gerektiği belirtilmektedir (Gutierrez ve diğ., 2015).
Bitkisel tıp uzmanları arasında, hangi bitkisel tedavinin çocuklarda kullanımının güvenli ve uygun olduğuna dair birçok tartışma bulunmaktadır. Ancak birçok bitkisel tıp uzmanının ortak görüşü olarak;
uyarıcı laksatiflerin (aloe (Aloe ferox), akdiken kabuğu (Rhamnus frangula), akdiken kabuğu (Rhamnus purshiana) ve sinameki yaprağı kafein içeren bitkiler vb.),
uyarıcıların ( kahve,siyah-yeşil çay (Camellia sinensis), kola cevizi (Cola nitida), guarana (Paullinia cupana), mate (Ilex paraguariensis), Asya ginsengi (Panax ginseng) ve Amerikan ginsengi (Panax quinquefolium) vb.),
bazı sedatiflerin (kediotu (Valeriana officinalis), Alman papatyası (Matricaria recutita), şerbetçiotu (Humulus lupulus), limonotu (Melissa officinalis), çarkıfelek (Passiflora incarnata), sarı kantaronun (Hypericum perforatum) vb.)
güçlü alkoloid içeren bitkilerin (berberin, kafein, efedrin, psödoefedrin ve diğerleri) çocuklarda kullanılmaması önerilmektedir.
(Samour, P. & King, K. 2012).
H.Ü. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi Cilt:4, Sayı:2, 2017
Amerika’da 4-17 yaş arasındaki çocuk ve adölesanlarda yapılan çalışmada en fazla kullanılan bitkisel destek ürününün ekinezya olduğu saptanmıştır (Wu, Wang, & Kennedy, 2013).
Üst solunum yolu enfeksiyonları için profilaktik ve tedavi edici ajan olarak kullanımı önerilmektedir. Fakat profilaktik etkisi için yeterli veri yoktur.
Klinik olarak grip belirtileri başlar başlamaz ekinezya kullanılması, soğuk algınlığı ve/veya gribin şiddetini ve sürecini azaltabilmektedir (Kaye ve diğ., 2012) . İki aydan fazla kullanılması taşiflaksiye neden olmaktadır (Kaye ve diğ., 2012). Çocuklarda en sık karşılaşılan yan etki deride döküntü ve kızarıklıktır (Karsch-Völk, Barrett, & Linde, 2015).
2- Ginseng (Panax quinquefolius) :
Amerikan ginsengi (Panax quinquefolius) ve Asya veya Çin ginsengi (Panax ginseng) olarak iki tür piyasada bulunmaktadır. Genel olarak çevresel strese karşı direnç arttırıcı ve fiziksel dayanıklılığı güçlendirici olarak kullanılmaktadır. Anti-platelet aktivitesinden dolayı tek başına alındığında kanama riskini arttırabilmektedir (Markham & Dog, 2013)
Çift körlü randomize plasebo kontrollü yapılan bir çalışmada, polisakkaritten zengin Amerikan ginseng kökü extratı içeren COLD-FX kullanımının 3-12 yaş arasındaki çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonu üzerine etkisine bakılmıştır (Savers, 2015). Standart doz alanlarda ortalama semptomların uzunluğu 1.5 gün, düşük doz alanlarda 1.9 gün ve plasebo grupta da 1.9 gün olarak saptanmıştır. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir (Savers, 2015).
3- Sinameki (Cassia Angustifolia) :
Sinameki, içerdiği etken madde sennosides A ve sennosides B sayesinde laksatif etki göstermektedir (Rama Reddy ve diğ., 2015).. Sinamekinin üç aydan daha uzun süre kullanılması kabızlığın tekrarlanmasını önleyebilmektedir. Fakat çocuklarda kabızlık tedavisinde kullanılması için daha fazla kanıta ihtiyaç vardır (Noras, Yousefi, & Kiani, 2013). Ayrıca uzun süreli kullanılması kronik diyare dolayısıyla sıvı ve elektrolit kaybı ile ilişkilendirilmektedir (Abdualmjid & Sergi, 2013).
4- Ginkgo Biloba (Mabet Ağacı):
Ginkgo biloba ağacının yaprakları ginkgolides molekülleri içerirler. Bu moleküller platelet-aktivasyon faktörünü (PAF) inhibe ederek platelet agregasyonunda azalmaya, kardiyak kontraktilitede ve kroner kan akışında da artışa neden olabilmektedirler (Percival, 2013).
Yapılan bir çalışmada pediatrik hastalarda kullanılan bitkisel destek ürünlerinin sadece %35’inin DEHB semptomlarının tedavisinde kullanıldığı saptanmıştır (Mazhar, Harkin, Foster, & Harris, 2016). DEHB çocukların yaklaşık %3-7’sini etkilemektedir. Ginkgo biloba, serebral vasküler kan akışını hızlandırarak dikkat eksikliği ile ilişkili hiperaktiviteyi azaltabilmektedir (Shakibaei, Radmanesh, Salari, & Mahaki, 2015).
Çocuk ve adölesanlarda yapılan randomize-kontrollü çift körlü bir çalışmada altı hafta süreyle bir gruba metilfenidat (20-30mg/gün) ve ginkgo biloba (80-120mg/gün) diğer gruba ise metilfenidat ve plasebo verilmiştir. Plasebo ile kıyaslandığında ginko biloba tedavisinin daha etkili olduğu saptanmıştır (Shakibaei ve diğ., 2015). Bir başka çift körlü randomize çalışmada 6-14 yaş arası (n=50) çocuk ve adölesanlara altı hafta boyunca 80-120 mg/gün ginkgo biloba preparatı (n=25) veya metilfenidat (n=25) verilmiştir (Sarris, Kean, Schweitzer, & Lake, 2011). Sonuç olarak ginkgo biloba kullanımının metilfenidat ile kıyaslanabilecek bir faydası olmadığı saptanmıştır. Gingko bilobanın tam etkisine ulaşabilmesi ve klinik etkisinin gözlemlenmesi için çalışmanın süresinin yeterli olmayabileceği düşünülmüştür (Sarris ve diğ., 2011).
5- Sarmaşık Yaprağı Özütü (Hedera Helix) :
Çocuklarda bronşiyal astım tedavisinde kullanılmaktadır (Hunt & Ernst, 2011). Yaşları 2-86 (ortalama yaş:23 ± 20) arasında olan 590 hastada 7 gün süreyle yapılan çift körlü randomize çalışmada sarmaşık yaprağı soft ekstratının ve sarmaşık yaprağı extratının akut bronşit terapisinde kullanımının bronşit şiddet ölçeği skorunda benzer azalma gösterdiği saptanmıştır (Cwientzek, Ottillinger, & Arenberger, 2011).
6- Sarı Kantaron/St. John’s Wort (Hypericum Perforatum):
Avrupa Bilimsel Fitoterapi Birliği uykusuzluk, anksiyete ve çabuk öfkelenmenin tedavisi için sarı kantaron kullanımını önermektedir (ESCOP, 1997). St. John’s Wort’un serotoninin, norepinefrinin ve dopaminin yeniden alımını önlediğini böylece antidepresan aktiviteye katkıda bulunduğunu bilinmektedir (Pellow, Solomon, & Barnard, 2011). Sonuç olarak hafif-orta depresyon tedavisi için kullanılan geleneksel seçici serotonin gerialım inhibitörü olan antidepresanlara karşı yan etkisinin az olması nedeniyle 12 yaş altı çocuklarda tedavi için bir seçenek olabilir (Pellow ve diğ., 2011).
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan pediatrik hastalarda sekiz hafta süreyle yapılan randomize-kontrollü çalışmada ebeveynler ve klinisyenler hastalığın semptomlarında plasebo grubuna kıyasla St. John’s Wort kullanan grupta farklılık görmemişlerdir (Searight, Robertson, Smith, Perkins, & Searight, 2012). kullanım süresi ve alınan doza bağlı olarak beraberinde tüketilen ilaçların farmakokinetiğini etkileyebildiği bildirilmektedir (Berginc, 2015).
7- Papatya/Chamomile (Matrica Chamomilla-Papatya):
İnfantil kolik tedavisinde etkili olabileceği düşünülmektedir. Fakat yeni doğanda kullanılacak standart dozun belli olmaması ve uzun dönem kullanılmasının bebeğin beslenmesini özellikle de bebeğin süt alımını etkilemesi papatya kullanımı hakkındaki endişeleri arttırmaktadır (Savino, Garro, Nicoli, & Ceratto, 2015).
8- Sarımsak Suplemanları (Allium Sativum) :
Sarımsak yüzyıllardır profilaktik ve teropatik medikal ajan olarak kullanılmaktadır. Bu özellikleri yapısında barındırdığı organosülfür bileşenler ve antioksidan aktivitesinden kaynaklanmaktadır (Upadhyay, 2016). Çocuklarda sulu sarımsak ekstratı gastrointestinal sistemdeki parazitlerin tedavisi amacıyla kullanılmaktadır (Marquardt, Kaft, & Nieber, 2015).
Sarımsak ekstrakları, hymenolepiasis nana ve giardiasis lamblia’ya ayrıca gastrointestinal parazitlere özellikle cestodes ve trematodese karşı anti-parazitik etki göstermektedir. Üç gün boyunca ham ekstrakt (2x5 mL/gün) veya ticari ekstrakt (4x0.6 mg kapsül/gün) kullanımının Hymneolepis nana ve Giardiasis lamblia tedavisinde güvenli ve etkili olduğu saptanmıştır (Marquardt ve diğ., 2015).
Sarımsak tüketimi ile kanser riskinde azalma arasında ters ilişki olduğu düşünülmektedir (Kim & Kwon, 2009).
9- Rezene (Foeniculum Vulgare) :
Geleneksel olarak rezene meyvesi ve yağı gaz ağrısını rahatlatmak ve üst solunum yolu enfeksiyonunu gidermek için kullanılmaktadır. Bebek ve çocuklar için düzenli kullanılması estragol alımı açısından risk teşkil etmez çünkü infüzyon ve bebekler için kullanılan hazır çaylar Avrupa Düzenleme gıda katkıları tarafından kabul edilen maksimum değerden 1000 kat daha az estragol içermektedir (Colombo, 2012)
Avrupa Gıda Güvenliği Topluluğu (EFSA), çocuklar için ortalama rezene alım miktarının 3-5g taze bitkinin ufalanarak çay formuna getirilerek ve üç doza bölünerek tüketilmesini, kısa süre (yedi günden az) kullanılmasını, 4 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamasını önermektedir (EFSA, 2009
10- Kedi Otu (Valerian Officinals) :
Kedi otu, yatıştırıcı ve antispazm özelliği ile sinir sisteminde etkilidir. Anksiyete, uykusuzluk ve DEHB’nun tedavisinde kullanılır (Pellow ve diğ., 2011)
(ABFB), 3-12 yaş arasındaki çocuklarda kedi otu kullanımını tıbbi gözetimle beraber onaylamaktadır (Pellow ve diğ., 2011).
Huzursuzluk ve dissomniya sorunu olan on iki yaşından küçük 900 çocuğa verilen kedi otu ve melisa otu karışımının uykuda belirgin iyileşmelere neden olduğu gözlenmiştir (Badin, Haddad, & Shatkin, 2016). Zihinsel engelli çocuklarda kedi otu kullanılması uykuya dalma süresinin gecikmesini belirgin olarak azaltmış ve toplam uyku süresini ve kalitesini arttırmıştır. Ayrıca hiperaktvitesi olan çocuklarda daha fazla fayda sağlamıştır (Badin ve diğ., 2016)
11- Yaban Mersini/Cranberry (Vaccinium macrocarpon)):
Yaban mersini ekstratı veya suyu çocuklarda idrar yolu enfeksiyonunu önlemek amacıyla kullanılmakta olup günümüzde ticari formları da (kapsül veya tablet) bulunmaktadır. (Goldman, 2012). Randomize kontrollü bir çalışmada, yaşları 5-18 arasında değişen kırk çocuğa bir yıl boyunca yaban mersini suyu veya plasebo verilmiştir, çalışmada yaban mersini suyunun pediatrik hastalarda ateşli olmayan idrar yolu enfeksiyonundan korunmada etkili olabileceği vurgulanmıştır .
Yaban mersini suyu yüksek konsantrasyonda proantosiyanidin içerirken ve anti-bakteriyel özelliğe de sahiptir (Afshar ve diğ., 2012). Dolayısıyla bu çalışmada yaban mersini suyunun pediatrik hastalarda ateşli olmayan idrar yolu enfeksiyonundan korunmada etkili olabileceği vurgulanmıştır (Afshar ve diğ., 2012).
Sağlıklı çocuklarda yaban mersini tüketimi genel olarak idrar yolu enfeksiyonu geçirme sayısını azaltırken hastalığın tedavisine bağlı olarak antibiyotik kullanılan gün sayısını da azaltmaktadır (Durham, Stamm, & Eiland, 2015). Fakat güvenli kullanım dozu ve süresi ile ilgili öneride bulunmak için daha geniş çalışmalara ihtiyaç vardır (Durham ve diğ., 2015).
Mürver Suplemanları (Elderberry) :
Mürver suplemanlarının 1-3 yaş arasındaki çocuklarda grip hastalığının tedavisi için kullanılması uygun değildir çünkü hazırlanmasında kullanılan glikosit sambunigrin toksik etki gösterebilir ve ayrıca kurşun ve siyanür zehirlenmesine de neden olabilmektedir (Gutierrez, Silbert-Flagg, & Vohra, 2015). Yapılan çalışmada 18 yaş altı bireylerin kullanmaması gerektiği belirtilmektedir (Gutierrez ve diğ., 2015).
Bitkisel tıp uzmanları arasında, hangi bitkisel tedavinin çocuklarda kullanımının güvenli ve uygun olduğuna dair birçok tartışma bulunmaktadır. Ancak birçok bitkisel tıp uzmanının ortak görüşü olarak;
uyarıcı laksatiflerin (aloe (Aloe ferox), akdiken kabuğu (Rhamnus frangula), akdiken kabuğu (Rhamnus purshiana) ve sinameki yaprağı kafein içeren bitkiler vb.),
uyarıcıların ( kahve,siyah-yeşil çay (Camellia sinensis), kola cevizi (Cola nitida), guarana (Paullinia cupana), mate (Ilex paraguariensis), Asya ginsengi (Panax ginseng) ve Amerikan ginsengi (Panax quinquefolium) vb.),
bazı sedatiflerin (kediotu (Valeriana officinalis), Alman papatyası (Matricaria recutita), şerbetçiotu (Humulus lupulus), limonotu (Melissa officinalis), çarkıfelek (Passiflora incarnata), sarı kantaronun (Hypericum perforatum) vb.)
güçlü alkoloid içeren bitkilerin (berberin, kafein, efedrin, psödoefedrin ve diğerleri) çocuklarda kullanılmaması önerilmektedir.
(Samour, P. & King, K. 2012).
H.Ü. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi Cilt:4, Sayı:2, 2017
Fitoterapi ve Ağız Sağlığı
Ağız ve diş sağlığı için kullanılan ve farmakolojik etkisi bilimsel olarak ispatlanan bitkilerin başında;
Allium sativum (Sarımsak), Eucalyptus globulus (Okaliptus), Syzygium aromaticum(Karanfil),
Mentha piperita (Taze Nane) gelir.
-
Allium sativum (Sarımsak):
Bileşiminde organosülfür bileşikleri (alliin, metiin, izoalliin,sikloalliin) diğer kükürtlü bileşikler (allil sülfitler, metil allil tiyosülfinat) enzimler(allinaz, mirosinaz) eser elementler, karbonhidratlar, vitaminler, serbest aminoasitler, mineraller, nikotinik asit, lipitler ve lignanlar bulunan sarımsak; antibiyotik özelliğinden dolayı diş çürümesine sebep olan bakterilere karşı çiğ hali veya ekstresi gargara halinde kullanılabilir .
- Eucalyptus globulus (Okaliptus):
Drog % 1.5-3.5 oranında uçucu yağ, ayrıca gallotanen, prosiyanidin ve kondense tanen ile ursolik asit türevi triterpenler ve flavonoit bileşikler taşımaktadır. Uçucu yağ (Eucalypti aetheroleum) % 70-85 oranında ökaliptol (1,8 sineol) yanısıra pinen ve simen içermektedir
Okaliptus; lokal olarak kanamaların durdurulmasında, masaj yoluyla migren ve baş ağrısını gidermede, solunum yollarının tıkanıklığında, kronik bronşitte, öksürükte, tüberkülozda, yaprakları çiğnenmesi yoluyla diş eti ve ağız hastalıklarında, pansuman maddesi olarak yaralanma ve iltihaplarda ve losyon ya da lavman biçiminde de kullanılmıştır
- Syzygium aromaticum(Karanfil):
Karanfilin antiseptik, uyarıcı ve antiemetik özellikleri olup ağız, mide, bağırsak ve dolaşım tedavilerinde kullanılır. Diş eti yaralarının ve dişin karanfil yağı ile ovulması acıyı dindirir. Bütün karanfil çiğnenmesi ağız kokusunu engeller .
uçucu yağ taşıdığı bilinen karanfil tomurcukları; bununla birlikte tanen ve flovonoitler de drogda yer alan maddelerdir. Uçucu yağın kimyasal bileşeni öjenol ve öjenil asetatdır. Ayrıca az miktarda da benzil alkol, 2-heptanon, etil hegzanoat, kalkaren, kalamenen, gibi terpenik bileşiklerde yağın bileşiminde yer alır
- Mentha piperita(Taze Nane): Yağında mentol, menton, 1,8-sineol, limonen, mentofuran,mentil asetat, izomenton, pulegan, karvon barındıran nane; mentol, metil asetat, tanen ve C vitamini içerir. Nane yağı diş ağrılarında kullanılabilir. Yağ pamuk parçasına emdirilir ve çürük olan bölgeye konulur. Nane gargarası diş eti kabarmalarına karşı kullanılır. Gargara aynı zamanda ağız kokusuna karşı etkilidir
Integr Tıp Derg 2015;3(2):35-40.
.
Allium sativum (Sarımsak):
Bileşiminde organosülfür bileşikleri (alliin, metiin, izoalliin,sikloalliin) diğer kükürtlü bileşikler (allil sülfitler, metil allil tiyosülfinat) enzimler(allinaz, mirosinaz) eser elementler, karbonhidratlar, vitaminler, serbest aminoasitler, mineraller, nikotinik asit, lipitler ve lignanlar bulunan sarımsak; antibiyotik özelliğinden dolayı diş çürümesine sebep olan bakterilere karşı çiğ hali veya ekstresi gargara halinde kullanılabilir .
- Eucalyptus globulus (Okaliptus):
Drog % 1.5-3.5 oranında uçucu yağ, ayrıca gallotanen, prosiyanidin ve kondense tanen ile ursolik asit türevi triterpenler ve flavonoit bileşikler taşımaktadır. Uçucu yağ (Eucalypti aetheroleum) % 70-85 oranında ökaliptol (1,8 sineol) yanısıra pinen ve simen içermektedir
Okaliptus; lokal olarak kanamaların durdurulmasında, masaj yoluyla migren ve baş ağrısını gidermede, solunum yollarının tıkanıklığında, kronik bronşitte, öksürükte, tüberkülozda, yaprakları çiğnenmesi yoluyla diş eti ve ağız hastalıklarında, pansuman maddesi olarak yaralanma ve iltihaplarda ve losyon ya da lavman biçiminde de kullanılmıştır
- Syzygium aromaticum(Karanfil):
Karanfilin antiseptik, uyarıcı ve antiemetik özellikleri olup ağız, mide, bağırsak ve dolaşım tedavilerinde kullanılır. Diş eti yaralarının ve dişin karanfil yağı ile ovulması acıyı dindirir. Bütün karanfil çiğnenmesi ağız kokusunu engeller .
uçucu yağ taşıdığı bilinen karanfil tomurcukları; bununla birlikte tanen ve flovonoitler de drogda yer alan maddelerdir. Uçucu yağın kimyasal bileşeni öjenol ve öjenil asetatdır. Ayrıca az miktarda da benzil alkol, 2-heptanon, etil hegzanoat, kalkaren, kalamenen, gibi terpenik bileşiklerde yağın bileşiminde yer alır
- Mentha piperita(Taze Nane): Yağında mentol, menton, 1,8-sineol, limonen, mentofuran,mentil asetat, izomenton, pulegan, karvon barındıran nane; mentol, metil asetat, tanen ve C vitamini içerir. Nane yağı diş ağrılarında kullanılabilir. Yağ pamuk parçasına emdirilir ve çürük olan bölgeye konulur. Nane gargarası diş eti kabarmalarına karşı kullanılır. Gargara aynı zamanda ağız kokusuna karşı etkilidir
Integr Tıp Derg 2015;3(2):35-40.
.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
ANTİVİRAL UÇUCU YAĞLAR
ANTİVİRAL UÇUCU YAĞLAR Aromaterapide kullanılan uçucu yağların, antimikrobiyal, antiviral, antifungal, antienflamatuar etkileri nedeni il...
-
CRP: CRP normal düzeyi genellikle < 0.3 mg/dL olarak kabul edilir. CRP’de yaşa ve cinsiyete bağlı da bazı farklılıklar olabilir, nor...
-
RESÜSİTASYONDA İLK BASAMAKLAR: Zamanında doğmuş, ağlayan veya nefes alan, tonusu iyi olan bir bebeğin canlandırmaya i...
-
ANTİVİRAL UÇUCU YAĞLAR Aromaterapide kullanılan uçucu yağların, antimikrobiyal, antiviral, antifungal, antienflamatuar etkileri nedeni il...