5 Aralık 2019 Perşembe

Bazı bitkilerin etkileşimde bulunabileceği ilaçlar

Ginkgo biloba :  Aspirin, antikoagülanlar, varfarin (kumadin), heparin, tiklopidin (tiklid), klopidogrel (plavix), dipiridamol (persantin), NSAID’lar, antikonvülzanlar

Hypericum perforatum (Binbir delik otu): Antidepresanlar, MAO inhibitörleri, SSRI’ler,
demir ilaçları

Ephedra (Efedra) :  Kafein, dekonjestanlar, stimulanlar

Ginseng :  Antikoagülanlar, varfarin, heparin, aspirin, NSAID’lar, kortikosteroidler, östrojen, digoksin, MAO inhibitörleri, antidiyabetikler

Matricaria chamomilla (Sarı papatya) : Antikoagülanlar, demir ilaçları

Echinacea purpurea (Ekinezya)  : Anabolik steroidler, amiodaron, metotreksat, ketokonazol, immünodepresanlar, kortikosteroidler, siklosporin

 Tanacetum parthenium (Koyun gözü) : NSAID’lar, antikoagülanlar, demir ilaçları

Sarımsak, zencefil :  Antikoagülanlar

 Piper methysticum (Kava) : Sedatifler, uyku hapları, antipsikotikler

Valeriana officinalis (Kedi otu)  : Uyku hapları

ÖKSÜRÜKTE FİTOTERAPİ.



iHLAMUR: ( Tilia cordata ve Tilia flos)
1 tatlı kasığı ( 1 gram) drog üzerine 150 cc oda sıcaklığında su ilave edilir, üzeri kapatilmış 30 dakika beklenir, süzülür yudum yudum içilir..
soğuk algınlığında ve öksürük preparatlarında ebegümeci, karamürver ve kekik ile kombine edilebilir.
kull: 2-4 gr drog/ gün

Gülhatmi ( Alcea Rozea):
1 tatlı kaşığı 150 cc suya infüzyon olarak hazırlanır ( drog üzerine kaynamıs su ilave edilip 5 dakika ağzı kapalı demlenir ) En az 10 dakika demlenmelidir.
kull:4-6 gr drog/ gün
balgamlı öksürük için:
yabani kekik ( Thymus serpyllium):
1.4 gram drog üzerine 150 ml sıcak su dökülür, 5 -7 dakika demlenir , içilebilir sıcaklığa gelince günde 3-4 kere yudum yudum içilir.
4-6 gr drog/ gün .

adi kekik: (Thymus vulgaris)
aynı şekilde hazırlanır. 1..4 gram drog üzerine 150 ml sıcak su dökülür, 5 -7 dakika demlenir , içilebilir sıcaklığa gelince günde 3-4 kere yudum yudum içilir.

Raphanus sativus ( kara turp)
karaturp halka şeklinde dilimlenip üzerine bal dökülür , bir kac saat sonra balla birlikte suyu akmaya başlar .5-10 tatlı kasığı gün içinde alınır
çocuklar için doz 4-8 yas: 1/2 tatlı kasığı,
8-1 yaş 2/3 tatlı kasığı ,

>12 yaş 1 tatlı kaşığı

nezle

1-Antibiyotiklerin yeri yoktur. Proflaktik antibiyotik tedavisi oluşabilecek komplikasyonları önlemez.
2-Antihistaminiklerin yeri yoktur. Mukozal kuruluk yapar. Konvülsif etkileri vardır.
Difenhidramin kardiyak yan etki potansiyeli vardır.
3-Dekonjestanların yeri yoktur. Sistemik kullanımları yoktur. Hipertansiyon,konvülsiyon , kardiyak yan etki potansiyelleri vardır. Ajitasyon , halüsinasyon yapabilir.
Lokal olarak bazen burun tıkanıklığını gidermek için kısa süreli verilebilir.
4-dextrametorfan: plasebodan üstünlüğü yok 6 yas altı kesin kontrendike.
5- ekinezya : plasebodan üstünlüü yoktur.
Soğuk algınlığında öneriler:
1-bol su alımı
2-ılık duş
3-tavuk suyuna çorba
4-sigara dumanına maruziyetten kaçınma
5-bal: lokal etkide herpes labialiste asiklovir kadar etkili bulunmuş.
Öksürükte etkili.
6- nazal irrigasyon her yaş için önerilir.
7-pelargonium sidoides in etkili olabileceğini gösteren çalışmalar var.
8-çinko: eğer çinko eksikliği yoksa etkisiz.
9-mürver: etkili olabileceğini gösteren çalışmalar var.
10. kekik: etkili olabileceğini gösteren çalışmalar var.

çocukta öksürük

 öksürük genellikle viral infeksiyonlarla ilişkidir, tipik olarak çoğu kendiliğinden düzelir.
Gribal bir enfeksiyonun başlangıcından sonra öksürük; okul çağı çocuklarının % 35-40’ında 10 güne kadar, solunum yolu yolu infeksiyonundan sonra okul öncesi çocukların % 10’unda 25 güne kadar uzayabilir .Öksürük refleksi çocuklarda yaklaşık 5 yaş civarında olgunlaştığı için sekresyonlar bu yaştan önce kolay çıkarılamaz.
sağlıklı okul çağında çocuk (ort:10 yaş) günde ortalama 10-11 (34kadar) öksürük episodları olabilir .
Öykü ve fizik incelemede altta yatan önemli bir hastalığa ait spesifik göstergeleri olmayan, öksürük dışında sağlıklı görünen bir çocukta yalnızca kronik öksürük varlığı, non-spesifik öksürük olarak değerlendirilir. Genellikle izole kuru öksürük vardır.
Çoğu vakalarda non spesifik öksürük postviral enfeksiyon ile ilişkilidir ve artmış öksürük reseptör duyarlılığı vardır. Bu hastaların çoğu kendiliğinden düzelir.
süt çocuğunda / çocuklarda :
havlar tarzda: krup,
kuru kesik kesik: clamidia
yaş: sinüzit, bronşit
spazmotik/paroksismal: pertusis benzeri ( pertussis, parapertussis, adenovirus, mikoplazma, klamidya)
adolesanda:
havlar tarzda: psikojenik.
Yaş: pnomoni, bronşit, sinüzit,
Yaş( balgamlı) öksürük yerine produktif öksürük tanımlaması kullanılabilir.
Kistik fibrozisi olmayan kronik yaş öksürüklü çocuklarda son zamanlardaki çalışmalarda çocukların
büyük bir bölümünde endobronşiyal bakteriyel bir enfeksiyon olduğu saptanmıştır.
Kronik öksürük ve pürülan balgam çıkaran çocuklar kistik fibrozis, bronşektazi ve silier dismotilite sendromları yönünden değerlendirilmelidir.
Gece öksürükleri sıklıkla astımı düşündürür.
Üst hava yolu öksürük sendromu daha önceleri postnazal akıntı sendromu olarakta bilinir.
Öksürük hipofarenks ve larenkste yerleşmiş öksürük reseptörlerinin burun ve sinüslerden akan sekresyonlarca direkt fiziksel uyarı veya kimyasal irritasyon yoluyla uyarılmasıyla ortaya çıkmaktadır.
Postnazal akıntının en önemli nedeni, allerjik rinit veya kronik rinosinüzittir. Fizik muayenede boğaz arkasında kaldırım taşı görünümü dikkati çeker ve postnazal akıntı görülebilir .
Çocuklarda kronik non-spesifik öksürükle ilişkili veriler sınırlıdır. Bir çalışmada pediatrik solunum
merkezine gönderilen ve daha önce astım tanısı almış çocuklarda en sık % 40 oranında uzamış bakteryel bronşit tanısı almıştır .
2008 yılında Türkiye’de yapılan çalışmada ise en sık kronik öksürük nedenleri sıra ile % 25 astım, % 23 uzamış bakteriyel bronşit, % 20 üst hava yolu öksürük sendromu bulunmuştur .
Sütçocukluğu döneminde ve çocuklarda GÖR yaygındır. Sağlıklı bebekler arasında görülme sıklığın
% 40 ile 65 arasında olduğu bildirilmektedir. Bir-dört ay arası en sık görülen dönem olup, bir yaşından
sonra spontan olarak azalmaktadır. GÖR çocuk ve erişkinlerde değişik mekanizmalarla vizing ve öksürük gibi kronik semptomlarına neden olabilir .
Psikojenik öksürük; kuru, kaz ötmesi gibi gün içerisinde aralıklı yineleyen öksürük tipidir. Semptomlar çocuğun ilgisi başka yöne çekildiğinde ve gece uyku sırasında kaybolması tipik özelliğidir.
Kronik öksürükte yaklaşım :
Kronik öksürük olan ( >2ay süren ) tüm hastalarda akciğer grafisi çekilmeli ve 6 yaş üzeri çocuklara spirometri ve gerekirse reversibilite testi yapılmalıdır.
Öksürükle gelen hastada solunum fonksiyon testleri normal olması astımı dışlamada daha yararlıdır.
Solunum fonksiyon testleri anormal ve kısa etkili bronkodilatör ile inhale kortikosteroid tedavisine yanıt yoksa bronşektazi, aspirasyon, interstisyel akciğer hastalıklar, kronik infeksiyon, yapısal hava yolu anormallikleri, kardiyak patoloji düşünülmelidir.
Astım dışı spesifik öksürük belirleyicileri mevcutsa ve öksürük deneme tedavileri ile düzelmediyse ileri tetkiklerle araştırılmalıdır.
Uzamış yaş öksürüklerde başlangıçta olası uzamış bronşit veya kronik sinüzite yönelik antibiyotik tedavisi; kuru öksürüklerde inhale kortikosteroid verilir ve ilaca yanıtı değerlendirilir.
Öksürük yakınmasıyla gelen hastada tedavi etiyolojiye yöneliktir.
Çocuklarda kullanılan öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarının etkinliği ve güvenirliği tartışmalıdır .
İki-on sekiz yaş arası akut öksürüklü çocuklarda bal kullanımının plaseboya üstünlüğü gösterilmiştir.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi 2008’de öksürük ve soğuk algınlığı ilaçların 2 yaş altında kullanılmamasını önermektedir.
kaynak:
Çocuk Dergisi 10(3):110-115, 2010
doi:10.5222/j.child.2010.110

öksürük

Çocuklarda öksürüğün en sık sebebi viral üsyedir.
Viral enfeksiyon sonrası uzamış öksürük nedenleri: postnazal akıntı sendromu , enfeksiyon sırasında artmış öksürük refleksi hipersensitivitesidir.
1-Öksürük ilaçları:Öksürükle ilgili antitussif, antihistaminik, dekonjestan ilaçlar vardır . bunların metanalizlerde plaseboya üstünlüğü gösterilememiştir.
Öksürük ilaçlarının taşikardi, konvülsiyon ve exitus gibi ciddi yan etkileri görüldüğünden 2 yaş altı kullanımı yasaklanmıştır.
2-Beta agonistlerden albuterolun taşikardi gibi yan etkileri olduğu için; ayrıca vücuda alındığında hızla inaktive olduğundan akciğere ulaşmadığı için öksürüğü azaltmadığı gösterildiğinden kullanımı önerilmemektedir.
3-Nazal salin: nasal salin nazal pasajı nemlendirir, mekanik temizlik sağlar, silier aktiviteyi arttırır.
Viral üsyesi olan çocuklarda kullanımının semptomları daha kolay atlattığı gösterilmiş.
4-Bal: antioksidan ve sitokin salınımını arttırıcı etkisi var. antimikrobial etkisi bu yolla oldugu düşünülüyor.
Üsyede kullanımı nokturnal öksürük sıklığını azaltır. Öksürüğün şiddetini azaltmada plasebodan üstün.
5-NAS: n- asetil sisteinin akut üsyede etkisi kısıtlı bulunmuş. 2 yaş üstü güvenli. Oral alımda hızlı inaktive olduğu için akciğere geçiş az. Mukus atılımını kolaylaştırdığına dair kanıt yok.
6-Mentol: 2-11 yaş öksüren çocuklara viks sürmenin öksürüğü azaltılığı gösterilmiş.
7- HİDRASYON: öksürükte etkili.
8-umca: üsye de etkisi olmadığı gösterilmiş.
9-prospan: öksürük sıklığını azaltığı gösterilmiş. Ancak kontrollü randomize çalışma az.

Bitki çayı hazırlama teknikleri


Enfüzyon (demleme), dekoksiyon (kaynatma) ve maserasyon (bekletme) bitki çayı hazırlama teknikleri olarak bilinmektedir.

Enfüzyon:
Bitkinin çiçek ve yaprak gibi (Örneğin, papatya çiçeği, nane yaprakları) yumuşak kısımlarının kullanıldığı durumlarda sıklıkla demleme tercih edilir.
Yine uçucu yağ  içeren bitkilerde, demleme tercih edilir. Bakteriel kontaminasyondan kaçınmak için, her seferinde taze hazırlanır.
Genel olarak, %2 oranı (yaklaşık 2 kısım kurutulmuş bitki organı + 100 kısım su) kullanılır.     Kabaca bir yemek kaşığı kurutulmuş bitki organının üzerine, bir bardak kaynar su (yaklaşık 150 ml) ilave edilir. 
 Demlik ya da bardağın ağzı kapatılır ve 5‐10 dk bekletilir. 
Süzülür ve soğutulduktan sonra yudum yudum içilir. Şekersiz tüketilmelidir.

 Dispeptik şikâyetlerde kullanılan bazı demleme örnekleri:

Fructus Anisi (Anason meyvesi): Çay (demleme) günde 3 kez bardak içilir. (Anason meyvesi kullanımdan hemen önce ezilmelidir.)
 Fructus Foeniculi (Rezene meyvesi): Çay (demleme) günde 2‐3 kez bardak içilir. (Rezene meyvesi kullanımdan hemen önce ezilmelidir.)

 Dekoksiyon:
Bitkinin kök, kabuk ve tohum gibi sert kısımlarının (Örneğin, zencefil, tarçın kabuğu) kullanıldığı durumlarda, maddenin suya geçişi daha zor olduğundan kaynatma işlemi tercih edilir.
Bakteriyel kontaminasyondan kaçınmak için, her seferinde taze hazırlanır.
 Genel olarak, %2 oranı (yaklaşık 2 kısım kurutulmuş bitki organı + 100 kısım su) kullanılır.    Kabaca bir yemek kaşığı kurutulmuş  bitki organının üzerine, bir bardak soğuk su (yaklaşık 150 ml) tercihen porselen / cam bir demlik içine ilave edilir.
Kaynatılır, kaynama başladıktan sonra 5‐10 dakika süre ile kısık ateşte kaynamaya bırakılır.
Süzülür ve soğutulduktan sonra yudum yudum içilir. Şekersiz tüketilmelidir.

Helicobacter Pylori’ ye karşı kullanılan dekoksiyon örneği:

 Radix Liquiritiae (Meyan kökü): Çay (kaynatma) günde 3 kez bir bardak içilir. Hipopotasemi yapabileceğinden 4‐6 haftadan uzun kullanılmamalıdır. Hipertansiyona neden olabileceği için yakın takip gerekir.

 Safra kesesi ve safra yollarının fonksiyonel hastalıklarında etkili kaynatma veya demleme örneği:

 Fructus Silybi mariani (Meryemana dikeni meyveleri): Çay (kaynatma veya demleme) günde 3 kez bir bardak içilir. Meyveler kullanımdan hemen önce kıyılır.

Maserasyon (bekletme):
Müsilaj içeren bitkiler (keten tohumu, hatmi kökü gibi) için uygundur.
Küçük parçalara bölünmüş bitki organının üzerine su eklenir. Tercihen cam şişeye (koyu renkli, örneğin koyu kahverengi olabilir) konur. 
Şişenin ağzı sıkıca kapatılır. Karanlık bir yerde, oda ısısında 6‐8 saat bekletilir.
Belli aralıklarla çalkalanırsa daha iyi sonuç alınır.
Gün boyunca kullanılacak miktarda hazırlanır. Soğuk olarak veya içmeden önce ısıtılarak tüketilebilir.

Kuru öksürükte, ağız ve boğaz mukozası hastalıklarında kullanılan maserasyon örneği:

 Althaeae radix (Tıbbi hatmi kökü): Kuru öksürükte, çay (bekletme) günde 2 kez bir bardak içilir. Ağız ve boğaz mukozası hastalıklarında günde 2‐3 kez gargara yapılır..

Dikkat edilecek diğer hususlar :

Bitki çayı, bitki banyosu veya bitki yastığı olarak kullanılacak kurutulmuş droglar (kök, kabuk, tohum, yaprak, çiçek vb.) tedavi özelliklerini genellikle 1 yıl muhafaza eder. Bu nedenle toplama tarihi üzerinden 1 yıl geçmiş  droglar tedavi amacıyla kullanılmamalıdır. Yine özel olarak belirtilmedi ise, droglar 4‐6 haftadan uzun kullanılmamalıdır

Ankara Med J, Vol. 20, Num. 1, 2018

4 Aralık 2019 Çarşamba

ALLERJİK RİNİT ( SAMAN NEZLESİ) İLE İLGİLİ ÖNERİLERİMİZ

Çocuklarda alerjik (saman nezlesi) son yıllarda sıkça görülmeye başlandı. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma gibi bulgularla seyreden hastalık çocukların bazen yaşam konforunu bozabilmekte.
Tedavide allerjen maddeden kaçınma esastır. Bazı ilaçlar hekim önerisi ile kullanılır ancak ilaç kesildiğinde saman nezlesi de tekrarlamaya eğilim gösterir. Bunun için ilaç kullanımının yanı sıra bazı önlemler de almak gereklidir.
Serum fizyolojikle burun içi yıkama ortamdan allerjen maddelerin uzaklaşmasını sağladığı için her gün yapılması önerilir.

Alerjik Rinitte Öneriler:
  • Odayı sık sık havalandırmalı,
  • Ev içinde havanın kurumasını önlemek için kalorifer peteklerine su kapları koymalı,
  • Evde hayvan ve bitki beslememeli,
  • Tüylü ve yünlü battaniye ve halı kullanmamalı,
  • Çocuğun uyuduğu odada halıları kaldırmalı, yıkanabilir ince bir kilim serilebilir.
  • Peluş oyuncakla oyun oynamasına ve uyumasına izin verilmemeli. Çocuk eğer oyuncağından vazgeçemiyorsa, oyuncak haftada bir 24 saat derin dondurucuda bekletilmeli ve yıkanmalı,
  • Çarşaf ve yastık kılıfları 60 derecede haftada bir yıkanmalı,
  • Yataklar kılıfı değiştirilirken hepa filtreli süpürge ile temizlenmeli ve AKAR SPREYİ sıkılmalı.
  • Perdeler yıkanabilir olmalı ve 2 haftada bir 60 derecede yıkanmalı. Haftada bir akar spreyi sıkmalı.
  • Evin tozunu nemli bir bezle sık sık almalı,
  • Toz tutan kitap, biblo gibi eşyaları kapalı dolapta muhafaza etmeli,
  • Ev hepa filtreli elektrik süpürgesi ile gün aşırı süpürülmeli,
    Bahar aylarında polen alerjisi varsa , polen mevsiminde zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalı, kapı ve pencereleri polenlerin uçuştuğu sabahın erken saatlerde açmamalı,
Akarların alerjik reaksiyona sebebiyet vermesinin önlenmesi için yıkanamayan tekstile , yatak, koltuk, kanepe , araba koltuğu gibi .. haftada bir AKAR SPREYİ sıkılmalı..
Alerjide fitoterapi ile tedaviye destek olmaktayız.
Akar spreyi formulu: 250 cc su içine, 25 damla palmaroza esansiyel yağı ve 25 damla clove(karanfil yağı) eklenip sprey şişesinde haftada bir yıkanamayan tekstile sıkılır. Kullanım öncesinde çalkalanmalıdır.

Alerjik çocuklar için bitkisel formül:

* Orta büyüklükte 6 -7 tane keçiboynuzu güzelce yıkanıp 3-4 cm boyutunda kırılarak kaynamakta olan 500 cc kaynar suya atılarak kısık  ateşte 7-8 dakika kaynatılır. soğuduktan sonra cam şişeye konur , bu şekilde 3 gün kalabilir .3 günde bir taze hazırlanmalı. sabah ve aksam ac karna bir cay bardağı içilir. 1 ay boyunca kullanılır .yılda 2-3 defa tekrarlanır.
* sabahları aç karna bir tatlı kaşığı keçiboynuzu pekmezi ( soğuk sıkım olmalı) verilir. Bir ay kullanıp, 1 hafta ara vererek kullanılması uygundur.

Bazı bitkilerin etkileşimde bulunabileceği ilaçlar

Ginkgo biloba :  Aspirin, antikoagülanlar, varfarin (kumadin), heparin, tiklopidin (tiklid), klopidogrel (plavix), dipiridamol (persantin), ...