3 Ocak 2020 Cuma

kıl kurdu ted

KIL KURDU TEDAVİSİ:

klinik : asemtomatik olabilir.
geceleri artan anal kasıntı, uykusuzluk, huzursuzluk, salya akması, diş gıcırdatma, karın ağrısı, gece idrar kaçırma. İYE e sebep olabilir.
kreş gibi kalabalık ortamlar ve düşük hijyen risk fakt.
ted:
albendazol ( Andazol)
2 yaş üstü : 400 mg / tek doz ( andazol iki ölçek) ANDAZOL 200 mg/10 cc
1 ölçek :10cc dir.
andazol 200 mg tb. erişkinde 1 x 2 tab
mebendazol (Vermazol ) 100 mg / tek doz,
VERMAZOL 100 mg çiğneme tabl.
> 2 yaş üstü kullanım.

pirantel pamoat ( Kontil ) 11 mg / kg tek doz
KONTİL SRP 250 mg / 5 cc.
Kontil tb. 40 kg- 75 kg arası 3 tab,
>75 kg 4 tabl. verilir .
max doz 1 gr ı geçmemeli.

iki hafta sonra doz tekrarı.
Ailede herkes asemptomatikte olsa infektedir.
Tüm aile tedavi almalı.
Aileye öneriler:
çarşaflar ve iç çamaşırları 60 derecede yıkanmalı ,
halılar sirkeli su ile silinmeli, ,
kapı kolları arap sabunu ile temizlenmeli.
bunların hepsi aynı anda olmalı.
her gün iç çamaşırı değiştirilmeli,
eller sık sık yıkanmalı,
tırnaklar kısa olmalı

yemek öncesi ve sonrası eller yıkanmalı..

27 Aralık 2019 Cuma

d vit dozu

D vitamini eksikliğini önlemek için, Endokrin Topluluğu kendi uygulama rehberlerinde;

infantlarda ilk bir yıl için günlük  400-1000 IU (2000 IU’ye kadar güvenli),

1-18 yaş arasındaki çocuk ve adölesanlar için günlük  600-1000 IU (4000 IU’ye kadar güvenli),

18 yaş üzeri erişkinler için ise günlük 1500-2000 IU (10,000 IU’ye kadar güvenli)
D vitamini desteği önermektedir.

Bununla birlikte obez kişilerde, Malabsorbsiyon sendromu olan hastalarda, glikokortikoid ve antiepileptik ilaç kullanan kişilerde daha yüksek dozlar gerekebilir


* Wacker M, Holick MF. Vitamin D-Effects on Skeletal and Extraskeletal Health and the Need for Supplementation. Nutrients 2013;5:111-48

20 Aralık 2019 Cuma

fontanel

Ön fontanel en erken 3 ayda, en gec 24 ayda kapanır .
arka fontanel en gec 2.3. ayda kapanır.
Fontanel kapansa bile sütürler genişleyerek beyin gelişimi devam eder. aylık kafa cevresi ölçümü ile takip yapılır.
Fontanel kapanıklıgında D vitamini vermeye devam etmeli.,
Fontanel geç kapanması D vit . eksikliği ile ilgili olabilir ama erken kapanmasının D vit ile ilgisi yoktur.
arka fontanel genisliği hipotiroidi ile ilgili olabilir.

17 Aralık 2019 Salı

adrenalin kullanımı

Adrenalin in 1/1 lik, 1/2 lik , 1/4 lük formları var.
Doz: 0.01 mg/kg

**anaflakside kullanımı:
1:1.000 lik İM:
bu da 1/1 lik adrenalinde 0.1 dzym/kg a tekabül ediyor.
anaflaksi de 1:1.000 lik adrenalin 0.1 dizyem/kg yapılır.
10 kg a 1dz ; 20 kg a 2 dz; 30 kg a 3 dz.
max . doz cocuklarda 3 dizyem, erişkinde 5 dizyem dir..

**CPR da kullanımı:
1:10.000 lik adrenalin kullanılır. İV yada İO.
1:10.000 lik elde etmek için:
1/1 lik =10 cc ye, 1/2 lik =5 cc ye 1/4 lik = 2,5 cc ye tamamlanır , Serum fizyolojik ile.
1 dizyem/kg uygulanır İV
5 dakikada bir tekrar edilir.

**eğer CPR da endotrakeal yolla uygulanacaksa
1: 1.000 likten 1 dzym /kg. ET. hemen 5 cc SF verilip, 5 etkin solutma yapılır.

**eğer İV perfuzyon şeklinde uygulanacak sa
0.1 - 0.2 microgram / kg / dakika
100 cc % 5 DX. içine 0.6 X kg kadar mg Adrenalin koyup
1 cc /saat = 1 mcgr / kg/ dak gidiyor demek.

krupta:
< 4 yas , ( <20 kg. ) : 1/1lik ten 2.5 cc
> 4 yas: 1/1likten 5 cc ( + 3 cc SF ile sulandırarak) nebul ile.

16 Aralık 2019 Pazartesi

İNFLUENZA

İnfluenza belirtileri ve bulguları, çocuğun yaşına ve daha önce virüsle karşılaşıp karşılaşmadığına göre değişmektedir.

 İnfluenzanın klasik şekli ateş, baş ağrısı, myalji ve halsizlikle başlar.
Bu ilk belirtileri boğaz ağrısı, öksürük ve burun  akıntısı izler.
Klinik tablo çocuğun yaşına ve daha önce influenza virüsleriyle karşılaşıp belli bir bağışıklık geliştirip geliştirmediğine bağlı olduğu için, küçük çocuklarda, daha önce influenza virüsüyle karşılaşmamaya da bağlı olarak ateş daha yüksek; başlangıçtaki solunum dizgesi yakınmaları daha az; iştahsızlık, bulantı-kusma gibi mide-bağırsak yakınmaları daha sık ve febril konvülsiyon geçirme eğilimi daha fazla olabilir.

On üç yaşından büyük çocuklarda ve yetişkinlerde en ağır hastalığa neden olan influenza A’dır (H3N2). Bunu sırasıyla influenza B ve mevsimsel influenza A (H1N1) izlemektedir .

On üç yaşından küçük çocuklarda hastalık semptomlarının şiddetiyle virüs serotipi arasında bir ilişki kurulamamıştır.
Yakınmalar, genellikle iki-beş gün içinde hafiflemeye başlar.
 Şiddetlenen veya yeni ortaya çıkan ateş gibi belirtiler ve bulgular, akut sinüzit başta olmak üzere komplikasyon geliştiğinin bir habercisi olabilir.
Özellikle küçük çocuklarda öksürüğün haftalarca devam etmesi, şiddetinde ve sıklığında tedrici bir azalma olmak koşuluyla, normal sayılabilir.
Büyük çocuklarda ise postinfluenza astenisi denen, hastalık sırasındaki bitkinliğin devam etmesi ve çabuk yorulma yakınmalarıyla kendini belli eden bir durum görülebilir .

Çocuklar başlıca influenza vektörlerinden olup,
 • İki -hatta beş- yaşından küçükler
• Kronik pulmoner (örn. astım), kardiyovasküler (hipertansiyon hariç) renal, hepatik,hematolojik (örn. orak hücreli anemi), nörolojik, nöromüsküler, metabolik (örn. diyabetes mellitus) hastalığı olanlar
• Bağışıklığı baskılanmışlar
 • Gebe veya loğusalığının ilk iki haftası içinde bulunanlar
 • On dokuz yaşından küçük olup uzun süreli aspirin tedavisi alanlar
• Morbid derecede obez (vücut kitle dizini ortalamanın 2,33 standart sapma üstünde) olanlar
• Bakımevinde kalanlar için influenza geçirmek,
yaşamı tehdit eden bir hastalık geçirmek anlamına gelebilmektedir. Bir başka deyişle, bu çocuklar, ağır veya komplikasyonlu influenza enfeksiyonu geçirme açısından risk altındadırlar .


Otitis medya İnfluenzaya yakalanan çocukların % 10-50’sinde ve grip yakınmalarının başlamasından üç-dört gün sonra görülür .
İnfluenza virüslerinin meydana getirdiği larengotrakeobronşit şiddetlidir ve bakteri süperenfeksiyonuna çok açıktır. İnfluenza, astım ataklarını tetikleyebilir.

İnfluenza pnömonisi, en sık olarak, influenzayı ağır veya komplikasyonlu geçirme riski taşıyan, küçük çocuklarda gelişmektedir.
 Staphylococcus aureus veya Streptococcus pneumoniae ile koenfeksiyon veya postenfeksiyon şeklinde görülebilir. Bu hastaların çoğunun önceden herhangi bir tıbbi sorunu bulunmaması dikkat çekicidir . Genellikle hafif ve kısa süreli olmasına karşın influenza pnömonisine karşı, S. aureus koenfeksiyonunun ağır, hatta fatal olabilen seyri nedeniyle tetikte olmak gerekir.


Merkezi sinir sistemi komplikasyonlarının başlıcaları ansefalopati, febril konvülsiyon, Reye sendromu, aseptik menenjit, akut serebeller ataksi, transvers myelit, Guillain-Barré sendromu ve akut dissemine ansefalomyelittir.

Akut myozit influenza A’dan çok influenza B enfeksiyonları sırasında görülen, etkilenen kasta aşırı derecede duyarlık, şişme, kreatin fosfokinaz derişiminde belirgin artış, myoglobinüri ve böbrek yetmezliği ile kendini gösteren bir klinik tablodur. Etkilenen kaslarda virüsün kendisi saptanmışsa da myozitin patojenezi henüz aydınlatılamamıştır.

Koenfeksiyon olarak S. aureus ve S. pneumoniae ile bakteremi de gelişebilir.

İnfluenzaya tanı koyma sürecinde en önemli nokta, hastanın influenza olabileceği şüphesini akla getirmektir.
 İnfluenza mevsimi sırasında bir çocukta
• Odağı belirsiz ateş
• Ateş veya hipotermi ile birlikte ağır hasta görünüm
• Çocuk hastanede yatıyor olsun ya da olmasın, ateşle birlikte akut olarak başlayan solunum yolu enfeksiyonu belirtileri ve bulguları
• Ateş ve altta yatan kronik akciğer hastalığının alevlenmesi varsa influenzadan şüphelenilmelidir

Virüsün yayılımı, genellikle hastalığın başlangıcından sonraki ilk beş gün içinde olur; Küçük çocuklar ve bağışıklığı baskılanmış kişiler virüsü hastalık belirtilerinin ve bulgularının kaybolmasından sonra haftalar-aylar boyunca çıkarabilecekleri için bu hastalardan ilk beş günden sonra da örnek alınabilir.

Amerikan Pediyatri Akademisi ve Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, temas öncesi profilaksinin
 • İnfluenza aşısının kontrendike olduğu, ağır veya komplikasyonlu influenza geçirme açısından risk altındaki çocuklar
 • İnfluenza aşılamasını izleyen iki hafta boyunca ağır veya komplikasyonlu influenza açısından risk altındaki çocuklar
 • Yirmi dört aydan küçük, ağır veya komplikasyonlu influenza geçirme açısından risk altındaki bağışıklanmamış çocuklarla sürekli yakın temasta bulunması beklenen aile bireyleri veya sağlık çalışanları
• Ağır veya komplikasyonlu influenza açısından risk altındaki çocukların yaşadığı kurumlardaki bağışıklanmamış personel ve çocukla
 • İnfluenza aşısına yanıt vermeme olasılığı bulunan çocuklar (influenza bağışıklamasına ek olarak)
 • Dolaşımdaki influenza virüsü mevsimsel influenza virüsünden farklı bir sereotipten ise ağır veya komplikasyonlu influenza açısından risk altındaki çocuklar ile bunların aile bireyleri ve yakın temaslıları ile sağlık hizmeti veren kişiler için söz konusu olabileceğini belirtmektedir.

Amerikan Pediyatri Akademisi ve Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, temas öncesi profilaksinin • İnfluenza aşısının kontrendike olduğu, ağır veya komplikasyonlu influenza geçirme açısından risk altındaki çocuklar • İnfluenza aşılamasını izleyen iki hafta boyunca ağır veya komplikasyonlu influenza açısından risk altındaki çocuklar • Yirmi dört aydan küçük, ağır veya komplikasyonlu influenza geçirme açısından risk altındaki bağışıklanmamış çocuklarla sürekli yakın temasta bulunması beklenen aile bireyleri veya sağlık çalışanları • Ağır veya komplikasyonlu influenza açısından risk altındaki çocukların yaşadığı kurumlardaki bağışıklanmamış personel ve çocuklar • İnfluenza aşısına yanıt vermeme olasılığı bulunan çocuklar (influenza bağışıklamasına ek olarak) • Dolaşımdaki influenza virüsü mevsimsel influenza virüsünden farklı bir sereotipten ise ağır veya komplikasyonlu influenza açısından risk altındaki çocuklar ile bunların aile bireyleri ve yakın temaslıları ile sağlık hizmeti veren kişiler için söz konusu olabileceğini belirtmektedir.
Temas, riskli olma özelliğini koruduğu sürece, temas öncesi profilaksiye devam edilebilir.
İnfluenza aşısını   yeni olmuş çocuklarda profilaksiye iki hafta devam edilir

 (CDC), kemoprofilaksiye son temastan sonraki 48 saat içinde başlanması gerektiğini, erken tedavinin kemoprofilaksiye tercih edilebileceğinin altını çizmektedir.

Hastanelerde ve bakımevlerindeki salgınları kontrol altına almak için, kişilere, son temastan yedi gün sonrasına kadar alınmak üzere, en az iki hafta kemoprofilaksi verilmelidir...


ANTİVİRAL TEDAVİ
 • İnfluenza enfeksiyonu şüphesi veya tanısı ile hastaneye yatırılan
• Ağır, komplikasyonlu ya da ilerleyici yakınmaları ve bulguları olup, influenza şüphesi veya tanısı olan
 • İnfluenza aşısı öyküsüne bakılmaksızın influenzayı ağır veya komplikasyonlu geçirme riski taşıyan çocuklara tercihen ilk 48 saat içinde antiviral tedavi başlanmalıdır.

Antiviral tedavinin başlanması için viral tetkik sonucu beklenmemelidir.
 Hastanın aşılı olup olmadığı göz önüne alınmamalıdır

Nöraminidaz inhibitörleri çocuklarda influenza yakınmalarının şiddetini ve süresini azaltmakta, influenza enfeksiyonunu ağır veya komplikasyonlu geçirme riski altında olan çocuklarda komplikasyonları, hastaneye yatışları ve ölümü önleyebilmektedir .
 Yaş küçüldükçe ve antivirale başlama süresi kısaldıkça antivirallerin yararı daha da artmaktadır.
oseltamivirin dozajları aşağıda verilmiştir
 • 1 yaşın altında
 günde iki kez 3 mg/kg
<3 ay: Beş gün boyunca, günde iki kez 12 mg,
3-5 ay: Beş gün boyunca, günde iki kez 20 mg,
 6-11 ay: Beş gün boyunca, günde iki kez 25 mg

• 1 yaşın üzerinde
 günde iki kez 2 mg/kg (1-12 yaş:
15 kg’ın altı için beş gün boyunca, günde iki kez 30 mg;   ( 2.5 cc)
 15-23 kg için beş gün boyunca, günde iki kez 45 mg;       ( 4 cc)
 23-40 kg için beş gün boyunca, günde iki kez 60 mg;       (5 cc )
40 kg’ın üstü için beş gün boyunca, günde iki kez 75 mg
 • 13 yaş ve üstü: Beş gün boyunca, günde iki kez 75 mg

 Önerilen beş günlük tedavi süresi, ağır hastalık durumunda uzatılabilir.



 S. Öncel, Çocuklarda İnfluenza Enfeksiyonları
 JOPP Derg 3(3):101-110, 2011

5 Aralık 2019 Perşembe

Bazı bitkilerin etkileşimde bulunabileceği ilaçlar

Ginkgo biloba :  Aspirin, antikoagülanlar, varfarin (kumadin), heparin, tiklopidin (tiklid), klopidogrel (plavix), dipiridamol (persantin), NSAID’lar, antikonvülzanlar

Hypericum perforatum (Binbir delik otu): Antidepresanlar, MAO inhibitörleri, SSRI’ler,
demir ilaçları

Ephedra (Efedra) :  Kafein, dekonjestanlar, stimulanlar

Ginseng :  Antikoagülanlar, varfarin, heparin, aspirin, NSAID’lar, kortikosteroidler, östrojen, digoksin, MAO inhibitörleri, antidiyabetikler

Matricaria chamomilla (Sarı papatya) : Antikoagülanlar, demir ilaçları

Echinacea purpurea (Ekinezya)  : Anabolik steroidler, amiodaron, metotreksat, ketokonazol, immünodepresanlar, kortikosteroidler, siklosporin

 Tanacetum parthenium (Koyun gözü) : NSAID’lar, antikoagülanlar, demir ilaçları

Sarımsak, zencefil :  Antikoagülanlar

 Piper methysticum (Kava) : Sedatifler, uyku hapları, antipsikotikler

Valeriana officinalis (Kedi otu)  : Uyku hapları

ÖKSÜRÜKTE FİTOTERAPİ.



iHLAMUR: ( Tilia cordata ve Tilia flos)
1 tatlı kasığı ( 1 gram) drog üzerine 150 cc oda sıcaklığında su ilave edilir, üzeri kapatilmış 30 dakika beklenir, süzülür yudum yudum içilir..
soğuk algınlığında ve öksürük preparatlarında ebegümeci, karamürver ve kekik ile kombine edilebilir.
kull: 2-4 gr drog/ gün

Gülhatmi ( Alcea Rozea):
1 tatlı kaşığı 150 cc suya infüzyon olarak hazırlanır ( drog üzerine kaynamıs su ilave edilip 5 dakika ağzı kapalı demlenir ) En az 10 dakika demlenmelidir.
kull:4-6 gr drog/ gün
balgamlı öksürük için:
yabani kekik ( Thymus serpyllium):
1.4 gram drog üzerine 150 ml sıcak su dökülür, 5 -7 dakika demlenir , içilebilir sıcaklığa gelince günde 3-4 kere yudum yudum içilir.
4-6 gr drog/ gün .

adi kekik: (Thymus vulgaris)
aynı şekilde hazırlanır. 1..4 gram drog üzerine 150 ml sıcak su dökülür, 5 -7 dakika demlenir , içilebilir sıcaklığa gelince günde 3-4 kere yudum yudum içilir.

Raphanus sativus ( kara turp)
karaturp halka şeklinde dilimlenip üzerine bal dökülür , bir kac saat sonra balla birlikte suyu akmaya başlar .5-10 tatlı kasığı gün içinde alınır
çocuklar için doz 4-8 yas: 1/2 tatlı kasığı,
8-1 yaş 2/3 tatlı kasığı ,

>12 yaş 1 tatlı kaşığı

kıl kurdu ted

KIL KURDU TEDAVİSİ: klinik : asemtomatik olabilir. geceleri artan anal kasıntı, uykusuzluk, huzursuzluk, salya akması, diş gıcırdatma...